Birçok tıp fakültesi gibi İnönü Üniversitesi’nde de bilimsel araştırma topluluğu (İNÜBAT) bulunuyordu. Bu toplulukta yer alan arkadaşlarımızın davetleriyle 13 Mayıs tarihinde Malatya’ya İnönü Üniversitesi’ne gittim.

”Kayısı tadında kongre” sloganıyla düzenlenen bu etkinliğe Büşra şimşek, Nisa Köroğlu, Şahvez Ceren Peker, Mizgin Geçit, Asena Balıkçı ve Burcu Nur Başdan kardeşlerimin yardımlarıyla katıldığım ve adını sayamayacağım kadar çok fazla güzel insanla tanıştığım bu kongrenin detaylarına geçelim…

Malatya benim için, değerli dostum Cihat Şahin oraya gittiğinde anlam kazanmıştı. Adıyaman Üniversite tıp fakültesi öğrencilerinin eğitimi İnönü Üniversitesi’nde veriliyordu ve bu nedenle Cihat oraya gitmişti. Kongreyi düzenleyen topluluğunun önde gelen ismi Büşra Şimşek benim için otel ayarlayacağını söylediğinde kendisine teşekkür edip Cihat’ın yanına gideceğimi söylemiştim. Ki Malatya’da olup onun evinde olmamak benim için hayati tehlike demekti…

Birlikte yemek yediğimiz, kongrede bulunduğumuz ve ardından geziye gittiğimiz dostuma zahmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum… Lisede aynı sınıfı paylaştığımız dostum ile aynı mesleği paylaşmaktan gurur duyuyorum…

Kendisini bu kongrede tanımakla şeref duyduğum, daha önce tanımadığım için üzüntü duyduğum kıymetli Doç. Dr. Kadir Demircan hocamız ile kongrenin son günü yapılan gezi sırasında tanıştık. Dedektif DNA kitabının yazarı olan, uzun yıllar yurt dışında bulunan, Okayama Üniversitei’nde doktora yapan, birçok uluslararası yayın ve ödülü olan, birçok televizyon programına konuk olan hocamız tevazusu ile bizi şaşırtıp herkesle bir arkadaş edasıyla sohbet ediyor ve bizi kendine hayran bırakıyordu…

Birlikte yemek yediğimiz ve ardından gezi yerinden Malatya’ya birlikte döndüğümüz sırada dedektif DNA kitabını çantasından çıkararak Türkçe ve Japonya adıma imzalayarak bana hediye eden Kadir hocamıza çok teşekkür ediyorum…

Ve Prof. Dr. Erbuğ Keskin hocamız… Değerli büyüğümüz ile daha önce doktorlarsitesi.net’in anketinde birlikte yer almış ve Maltepe Üniversitesi’nde gerçekleşen TurkMSIC’ın ödül töreninde de bizzat tanışmıştık. Onlarca yıllık meslek hayatına yüzlerce değerli anı biriktirmiş, her zaman her konuda bizlere verecek bir meslek dersi ve kulak küpesi olan kıymetli hocamız…

Konferans salonuna geçtikten sonra kendisinin konuşmasını dinlemeye başladım. Su molaları vererek devam eden, her cümlesinin sonunu büyük bir iştahla tamamlayan hocamız birbirinden kıymetli anıları peş peşe sıralayarak nokta atışlarıyla bize gereken dersleri veriyordu.

Konuşmasının sonunda ara verildi ve en ön koltukta hocamız ve öğrenci arkadaşlarla bir araya geldik. Kurduğumuz küçük sohbet halkası tebessümleri kovalarken hocamız öğrencilere dönerek: ”Enes’i tanıyor musunuz kızlar?” dedi. Öğrencilerin: ”tanıyoruz” demesiyle hocamız bana dönerek: ”Herkes Enes’i tanıyor kıskanıyorum Enes seni” diyerek kendi tebessümüne bizi de ortak etti. Bu kadar mütevazı olan hocamız ardından da bizi kantine götürerek çay ve kahvaltı ikramında bulundu.

Hayat hikâyelerini kitap yapması konusunda kendisine isteklerimizi defaatle ilettiğimiz Erbuğ hocamız umarım bizi kırmaz ve bir gün eşsiz kitabıyla bizleri mutlu eder… Hoş sohbeti ve bizleri sahiplenmesinden dolayı hocamıza çok teşekkür ediyorum…

Kongre Posteri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir