Sağlıkta şiddetin ‘‘sağlıkta terör’’ halini aldığı şu günlerde esefle bir haberi izliyorum.

Bir doktorun bir hastaya bağırdığı o anlar…

O meslektaşım ile ilgili asla yorum yapmayacağım, haklı veya haksız olduğu durumuyla ilgilenmek yerine başka bir konuda sizlerle birlikte beyin jimnastiği yapmak istiyorum.

Hangi meslek grubunda olursa olsun kamu görevlisinin gördüğü şiddet medyaya yansıtılarak o çalışanların mağduriyeti halka gösterilmeli ve negatif davranışlar toplum önünde kınanmalı.

Kınanmalı ki o kötü davranışa yeltenebilecek diğer insanlar da böylece bundan uzak durabilecek dirayeti gösterebilmeli.

Dürüst olalım, bankada sonuna kadar sıra beklemiyor musunuz? Gidip de banka görevlisinin yakasına yakışıp: ‘‘ben beklemek istemiyorum benim işimi yapacaksın lan!’’ diyor musunuz?

Bir doktordan hasta olmamanıza rağmen istediğiniz ve yapmadığında hakaretler savurduğunuz o sağlık raporu için sizin hakkınızda ‘‘evrakta sahteciliğe teşebbüsten’’ dava açılabileceğini biliyor muydunuz? Bu sahteciliği bir avukattan isteyebilir misiniz?

Hastaneye silahla girebilirken adliyeye silahla girebiliyor musunuz?

Lafı ve örnekleri çok uzatmadan direkt söylüyorum, hiçbir kamu kurumunda veya özel sektörde yapmaya teşebbüs dahi etmediğiniz onca şeyi neden doktorlara reva görüyorsunuz?

Bakın bundan yaklaşık 4 yıl kadar önce Dr. Ersin Arslan hastanede şehit edildi (vazife şehidi). O günden bugüne Sağlıkta Şiddet Yasası’nın çıkmadığını ve Sporda Şiddet Yasası’nın olduğunu biliyor musunuz?

Gelelim konuya ve hepimizin malumu o görüntülere…

Bir doktor arkadaşımız muayene odasında yaşlı bir amcaya bağırıyor…

Bir doktorun bir hastaya bağırmasını ayyuka çıkararak medya haber yapıyor. Yapsın da ancak neden çifte standart olarak uygulanan bir uygulama var. Bir insana bağırılması haber oluyorken neden bir doktorun öldürülmesi bu kadar haber olmuyor!

Bu medyadan isteğim, bir hastanın uyguladığı şiddet sonucu öldürülen bir doktor için de aynı tepkiyi vermesi.

İnsaf, vicdan ve tüm insani hassasiyetler bunu gerektirir…

Daha nasıl söyleyeyim bizden biri bir hastaya bağırırken bu kadar haber oluyorsak bizden biri öldürülünce de en az bu kadar haber olmalı!

Olmalı ki bizde değerli halkımızın nazarında kıymet-i harbiyemiz ile yaşayabilelim…

Mesleğini şerefi, haysiyeti ve üstün çabaları ile yerine getiren on binlerce sağlık çalışanı adına sizlerden bir ricam var!

Halkımız; sağlık çalışanlarına sahip çıkalım! Birbirimize iyi davranalım.

Medya mensupları; ben birine bağırırken köşende bana yer ayırdığın kadar musalla taşıma uzandığımda da bana yer ayır!

Biz sağlık çalışanları sizdeniz. Sizden yana ve sizden birileriyiz…

Bir kısmınızın annesi, babası, oğlu, kızı…

Sevdiği, seveceği, her şeyi…

Ve çok daha fazlası…

Biz sizlerden bir parçayız…

Gelin sağlıkta şiddete hep birlikte son verelim!

Öfkemize hâkim olalım ama sevgimize hâkim olmayalım.

Birbirimize sevgimizi gösterelim. Tebessüm edelim…

Eller yumruk olarak değil selamlaşmak için uzansın birbirimize…

Yüzünüzü güldüren, en küçük bir derdinize bile derman olan bir sağlık çalışanı adına bunu sizlerden rica ediyorum…

Dr. Enes Başak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir