Şerh Düşelim Hayata

Düşünce lazım. Hayat lazım bize, düşüncelerle irdelenmiş, duygularla perçinlenmiş. Sorular lazım bize, ezelden ebede her şeye dair… Şerh düşelim şimdi hayatımızın üzerine… Varıncaya kadar, noktasına ve virgülüne…

''Yürü ya aşk'' diyelim, yürüsün hâsıl dosdoğru ebede. Kalem kelama gebe olsun ve diller utansın dil olmaktan, Sen’i hakkıyla anamamaktan…

Konuşmak değil dokunmak gerekir hece hece, güllerin ötüşüne. Sözün gelimi değil, özün gelimi olsun hayatlar. Kırk yıl hatırın sayılması için kahveler beklenmesin. Tel tel dökülsün saçlar ama tel tel dökülmesin o saçlarına hasret olduğum umutlar…

Zaman bir ney üflesin kader musikisinde ve dostluklar kurulsun o ahengin enginliğinde.  Yıllar geçsin ama 2 Kasımlar unutulmasın. Veya 3 Kasımlar, 4 Ocaklar… İnsanoğlu aşkı 14 Şubat’a hapsederken, aşk-ı İlahi her güne bahşetmiş oysa…

Örneğin, az eşyaya sahip olunsun. Seyyah olduğunun bilincine varılmalı ve yükler yüklenmemeli tapu – kadastro metinlerine…

Bir de kimse düşmesin, ağlayan bebeklerin annesizliğine… Anneler: ''okuyup çalışıp koca insan ol'' desin, kadın olduklarının yadsınamaz gerçekliğiyle…

Sükûtlar çığlık olmuşken yeter ki sen ol… Kırkikindi yağmurlarına gerek yok ben normal bir yağmurda da ıslanırım seninle…

Bir türlü geçemiyorum gelişme bölümüne, hep giriş bölümündeyim hayatın. Dokuz yaşında sanayiye giden bir çocuğun üstüpülü ellerinde…

Uzmanlar tarafından yaşamsal sıvısı çay ilan edilen dostlarımın sohbeti lazım bana, ikinci demlikten sonra henüz çekilen besmelede…

Hatırlarım çocukluğumu da amazon savaşçısı cesaretim vardı, eskimiş bir kuş lastiğinde veya karpitle gökyüzüne atılan tenekelerde. Çocukluk işte. Hem son derece sıradan hem de bir o kadar özlemle aranan…

Kelimeler var kadın! Etrafında dönüp duran kelimeler var. Kıskıvrak yakalanacaksın elbet bir şiirde ya da seni anlatan günlük bir hikâyede. Teslim olacaksın kadın! Muhakkak bir ''seviyorum'' deyişimde…

Haydi, tebessüm et, eşim senken yakından bile güzel gelir davulun sesi. Hatta mum dibine bile ışık verir. Yorma beni, anla seni ne kadar sevdiğimi. Bak uyarmadı deme sonra, baştan yazılır yarın, deyimler ve atasözlüğü kitabımız ben sana söyleyeyim…

Gelmek mesele değil azizim gitmemek mesele. Herkes gelir ama sadece gitmeyenler kalır gönlümüzde…

Erkeklere sadece erkeklik değil bir de adamlık lazım. Adam gibi sevmek lazım. Utanma asla erkeksin diye, sesin sadece ilk konuşmada değil, bir ömür titresin yüreğinin bamtelinde…

Atı alan nereyi geçerse geçsin ben zaten işin orasında değilim. Ki mesafeler öyle atla aşılacak kadar da yakın değil. Bu arada unutma, mesafeleri ''mesafe'' yapan o uzaklığın sonundakidir. Yoksa benim hiç umurumda değil Bursa’yla uzaklığım veya Hatay’la. Ama Adıyaman, Afyon olunca mesafelere ailem gelir. Hele Ankara olunca aklıma Yılmaz abinin o eşsiz şiiri gelir. Uzaklığı mesafe yapan gönüldeki yakınlıksa, bir de kalbimin bana olan fersahlarca uzaklığı gelir…

Çok oluyorum biliyorum. Aslında aza sahip olmak lazım fakat çoğu bulmak için değil. Kimse az sahip olan kadar çok veremez malından. Mesela simidinin yarısını verir ama tüm mal varlığının yarısını vermiştir sana…

Bu arada hayat, kimine düttürü dünya, kimine simite bile hasret zorunlu oruçlarda…

Turuncu ayakkabılar, turkuaz saçlar… Farklı olma çabasını sevmem, sen hep klişe ol. Aşkın basit bir sözlük tanımı ol: ''aşırı sevgi ve bağlılık duygusu'' ol. Her ne olursa olsun, a-ş-k denilince TDK yetişsin imdadıma ama sen gel aklıma…

Sen musibetim ol razıyım, bir ömür bin nasihati dinlerim zaten ben senden…

Taze sıkılmış portakal suyuyla çayın birlikteliği kadar gösterişli olmasın soframız. Birlikte oturacağımız bir sofra olsun da ekmeği ekmeğe katık ederim ben…

Hayallerimiz olsun bir de dünya turuna değil gönül turuna çıkmak üzerine. Gönül kazanalım misafir olduğumuz yurdun dört köşesinde, birbirinden sıcak köylerde…

Sen varsan yok yok. Sen varsan zaten yokluğun tanımına ihtiyaç yok…

Fikirlerim uçuşsun seninle, boş ver adına hastalık desin bizimkiler…

Sahi çok sevmenin adı meczupluk denilen hastalıksa bizlere sevmeyi yeniden öğretsinler!…

Kalk, gel, gör.

Ne var senin dışında. Neyim var senin dışında.

Haklısın bir de şükrüm var…

Her an dilimin ucunda… Her duamın sonunda…

2 Comments »

  1. ayten

    Çok guzel kaleminize yureginize saglik, bizleri bu guzel kaleminizden mahrum etmeyin hepimizin ihtiyaci va bu gercek yazılara.. tebrikler(Dunyayi iyilik ve guzellik kurtaracak)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir