Türk Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMSIC) adına Rabia Saygın’ın gönderdiği TurkMSIC tarafından 5.’si düzenlenen Tıp Öğrencileri Sempozyumu’na davet mektubunu 12 Ocak tarihinde aldım. Katılacağım bu tarz ilk etkinlik niteliğinde olan bu davet benim için çok büyük bir anlam taşıyordu. Tıp öğrencileri için daha önceden yapmış olduğum çalışmalarım tıp öğrencileri arasında bir tanınırlık oluşturmuştu ancak ilk defa yüzlerce tıp öğrencisinin bulunduğu bir etkinlikte yer alacak ve kendileriyle sohbet edebilecektim. Bu bakımdan gideceğim etkinlikte öğrenci arkadaşlar ile etkileşim içinde olmak, onlarla sohbet etmek, karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak bana çok eşsiz bir gün yaşatacaktı.

Sempozyumun olduğu gün en yakın kadim dostlarımdan, kardeşim Fatih ile İstanbul’a gittik. İstanbul gibi büyük bir şehirde aradığınız yeri bulmak her zaman zor olur, üstelik bir de şehre yabancı iseniz durumunuz gerçekten vahim bir hal alır. Organizasyonu yapan arkadaşları arayarak yer tarifi almaya çalışıyor bir yandan da uygun vesaitler ile hedefe ulaşmaya çalışıyorduk.

Vakit problemi yaşayıp yaşamayacağımızı hesaplamaya çalışırken DoktorlarSitesi.Net’in de ödül almak üzere davet edildiğini hatırlayarak Mahir abiyi aradım. Kendisi aracıyla birlikte beni alabileceğini söyleyerek uygun bir yer ve zaman konusunda karar kıldık.

Birkaç saat sonra anlaştığımız yerde Mahir abi ile buluştuk. Metroda beklerken süzdüğümüz ve yabancı biri olabileceğini düşündüğümüz Kübra abla ile de o sırada karşılaşmıştık. Mahir abi, Mahir abinin eşi ve Kübra abla yakınlıklarını hemen göstermiş ve şükranlarımı sunacağım birçok yardımın ilkini bizi sempozyumun düzenleneceği Maltepe Üniversitesi’ne götürerek gerçekleştirmişlerdi. Selam olsun o üç güzel insana…

Saatler sonra sempozyumun yapılacağı salondaki yerimizi almış ve gecenin ilk konuşmasını heyecanla dinlemeye koyulmuştuk. Program tamamen ödül törenlerinden oluşuyor, Mabel Matiz, Aydilge, Emre Karayel gibi birbirinden değerli insanlar sırayla sahnedeki yerini alıyordu. Arkama dönüp baktığımda hıncahınç dolu bir salonla göz göze geliyor ve ne diyeceğimi bilememenin heyecanını yaşıyordum. Kısa da olsa yapacağım bir teşekkür konuşması olacaktı. Ama ilk olacağı ve salonda birçok insanın yer alıyor olması beni daha da heyecanlandırıyordu.

Sıra bana geldiğinde ilk olarak projeksiyonda birkaç fotoğraf ve yazı belirdi. Ardından ismim okundu. Aklımda söylemem gereken birkaç şeyin hızlı çarpışmasıyla sahneye çıktım… Burada olmak büyük bir mutluluktu…

Teveccüh edilen ödülü aldıktan sonra kürsüye geçtim. Zaman çok yavaş akıyor, kelimeler birbirine sarılmış vaziyette zihnimden çıkmamak için direniyordu. Bir besmele ile başladım sözlerime:

”Herkese iyi akşamlar diliyorum. Öncelikle şunu söylemek isterim ki medyaya çıkmış olmam en özverili çalıştığım doktor anlamına gelmiyor. Bu mesleği hakkıyla yerine getiren, medyaya çıkmamış, ismini dahi bilmediğimiz nice meslektaşımız adına aldığımın bilincindeyim. Umarım, bu çalışmaların medyaya yansımasının tek bir yararı bizlerin reklamı değil hekimlere olan eski saygının yeniden kavuşması, bizlerin eski şerefini yeniden kazanması ve toplum önünde doktor değil bilgi, bilim insanı olduğumuzun ön plana çıkması olur. Sağlıkta şiddetin sona ermesi adına, hepinize iyi akşamlar diliyorum…”

Sevgisini gösteren öğrenci kardeşlerimin alkışları arasında yürüyerek yerime oturdum. Yanından geçtiğim sırada Mahir abi ve Kübra ablanın ”iyi iş çıkardın” tebrikleri ve Fatih kardeşimin ”helal dostuma” sözleri özgüvenimi tazelemiş ve bu sorumluluğu hakkıyla yerime getirdiğimi bana düşündürmüştü. Umarım öyledir…

Ne yaparsak yapalım bir insanın sevgisi her zaman yaptığımız tüm işlerin fevkindedir. Ben buna inanıyorum. Oradaki yüzlerce insanın sevgisini görmenin mutluluğunu yaşıyordum. Gecenin sonunda sohbet etmeye gelen, fotoğraf çektiren öğrenci arkadaşlarım, Maltepe Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Dr. Belma Akşit hocamızın teveccühü… Mezun olduğum Meram Tıp Fakültesi’nden gelen Hasan Yardımcı, Bekir Karahan, Ayşe Aydoğdu ve ismini maalesef hatırlayamadığım bir kardeşimizin sohbeti… Her şey mükemmeldi… Aradığım buydu, genç kardeşlerimle birlikte olmak ve onlara gidecekleri yolda bir nebze olsun yardımcı olmaktı. Onları dinlemek ve mümkün olduğu kertede ufuklarına güzel uçurtmalar çizmekti. Umarım ömrüm boyunca bu güzel insanların sevgisine layık olabilirim…

Mahir abi ve eşi, Kübra abla, can dostum Fatih, Hasan Yardımcı, Bekir Karahan, Ayşe Aydoğdu, ismini maalesef hatırlayamadığım öğrenci arkadaşlarım, Belma Hocam, gecenin mimarları Tuğba Akçaoğlu, Rabia Saygın, İbrahim Önal ve organizasyonun düzenlenmesinde yer alan diğer tüm arkadaşlar… O günümü mükemmel geçirmemi sağlayan tüm bu değerli insanlara çok teşekkür ederim… İyi ki varsınız…

6 Şubat 2016

TurkMSIC Kulübünün Davet Mektubu

Sayın Enes Başak,

Türk Tıp Öğrenci Birliği’nin, bu sene 5. sini gerçekleştireceği Tıp Öğrencileri Sempozyumu’na ülkemizin dört bir yanından yüzlerce tıp öğrencisi, tema dahilinde öne çıkan alanında yetkin ve ünlü isimler, tıp hekimleri, bilim insanları, sivil toplum liderleri katılım gösterecektir.

Sempozyumumuz için bir klasik haline gelen”Yılın Enleri Ödül Töreni”miz bu sene de sempozyumumuzun ilk gecesinde tıp öğrencileri tarafından seçilmiş, değerli, onlarca ünlü ve başarılı ismin katılımıyla yapılacaktır. Binlerce tıp öğrencisinin oy kullandığı anketimiz sonucu, Doğu görevi sürecinde verdiğiniz eğitimler ile yoktan var ederek göstermiş olduğunuz örnek davranıştan dolayı “Türk Tıp Öğrencileri Birliği Özel Ödülü” için seçildiğinizi sizlere duyurmaktan büyük mutluluk duymaktayız.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği(TurkMSIC) 1952 yılında kurulmuş, bağımsız, siyasi olmayan ve kar amacı gütmeyen Türkiye’deki tıp öğrencileri arasında oluşturulmuş en köklü kuruluştur. Ülke çapında 71 tıp fakültesinde üye yerel temsilcileri mevcuttur ve Türkiye’deki 30.000’den fazla tıp fakültesi öğrencisinden oluşan bir ağa sahiptir. Uluslararası çapta ise kurulduğu yıldan beri üyesi olduğu IFMSA (Uluslararası Tıp Öğrenci Birlikleri Federasyonu) dahilinde 116 ülkede bulunan 125 Ulusal Üye Kuruluşu arasında Türkiye’yi aktif bir şekilde temsil etmektedir.Birlik; Türkiye’deki tıp fakültesi öğrencileri için, tıp fakültesi öğrencileri tarafından yürütülen, tamamen gönüllülük esas alınarak çalışan bir organizasyondur. Birleşmiş Milletler ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından resmi olarak tanınan Türkiye’deki tek temsilci konumundadır.

Birliğin vizyonu, Türkiye’deki tüm tıp fakültesi öğrencilerine ulaşarak; sosyal ve bilimsel alanlarda faaliyet gösteren, geleceğin hekimlerinin bilgilerini, bakış açılarını ve becerilerini geliştirmektir. Bu hedefle çalışmalarını altı farklı çalışma kolu kapsamında yapmaktadır. Bu alanlar; insan hakları ve barış, üreme sağlığı, tıp eğitimi, halk sağlığı, bilimsel araştırma ve staj programlarıdır. Bu çalışma kolları faaliyetleriyle beraber tüm tıp öğrencileri katılımıyla yılda 1 kere Türk Tıp Öğrencileri Birliği Sempozyumu, Kurultayı, Genel Kurulu gibi farklı toplantılarda tüm Türkiyedeki tıp öğrencilerini bir araya getirmektedir.

Türk Tıp Öğrencileri Sempozyumu’nun bu yılki teması “İnsani Yardım” olarak seçilmiştir.

Sizleri ödülünüzü almak üzere 6 Şubat 2016 Cumartesi saat 18:00’da Maltepe Üniversitesi’nde düzenlenecek ödül törenimize heyecanla bekliyoruz.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği Adına,

Yönetim Kurulu Başkanı

Tuğba AKÇAOĞLU

Görseller

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir