Nedir

Normalde zararsız olan maddelere karşı bazı insanların anormal veya fazla tepki göstermesine alerji denir. Bu duruma sebep olan maddelere alerjen denir. Bu madde çoğu insanda normal olan ancak bazı insanlarda anormal tepkilere yol açan bir maddedir. Örneğin yumurta sarısı bir çok insan için normalken bazı insanlarda aşırı kaşıntılara yol açar. Yumurta sarısı yediğinde bu şekilde kaşıntısı olan kişide alerji oluşmuş demektir. Yumurta sarısı da bu durumda alerjen olarak adlandırılır.

Alerjen Maddeler

Alerjen olarak adlandırdığımız maddeler normalde çoğu insan için zararsız maddelerdir. Sadece yatkınlığı bulunan kişilerde hastalığa neden olurlar. Yaklaşık olarak 30.000 alerjen madde olduğu tahmin edilmektedir. En çok görülen alerjenler ise şunlardır; polenler, fındık, yumurta, küf, deniz yiyecekleri, süt, çamaşır deterjanı, ev tozu akarları, arı sokması, hamamböceği, buğday, mısır, hayvan kılı, kedi tüyü, lateks.

Alerjik Durumları Nasıl Anlayabiliriz

Peki bir alerji kendini hangi şekillerde vücudumuzda gösterebilir? Bunları bildiğimiz zaman hangi şikayetlerimiz olduğunda alerjimizin olduğunu bilecek ve buna sebep olan maddeyi arayabileceğiz. Ancak alerji yapan maddeyi düşünmeden önce hangi durumlarda bunu düşünmemiz gerektiğini bilmek önemli. Bu da alerjinin görülme şekillerini bilmekle mümkün.

Anafilaksi: Alerjinin görülebilecek en ciddi durumudur. Hızlı bir şekilde müdahale edilmezse kişi kaybedilebilir. Kızarık halinde bir bölge oluşur ve burada kaşıntı görülür. Boğaz şişmeye başlar ve kişi rahat nefes alamayacak boyuta gelir. Kan basıncı da düşmeye başlar ve böylece hayatı tehdit eder. Anafilaksiye genellikle; ilaçlar, besin maddeleri ve böcek ısırmaları neden olur. Herhangi bir ilaç – gıda alımından veya  böcek sokmasından sonra bunları yaşarsak acilen hastaneye başvurmamız gerekir. Unutmayın ki bir arı sokmasının neden olduğu ölümler işte bu gruba girer ve dikkatli olunması gereken bir durumdur.

Alerjik Rinit: Halk arasında bilinen adı saman nezlesidir. Belli aylarda görülüyorsa mevsimseldir ve buna polenler sebep olur. Sürekli görülüyorsa ise hayvan tüyleri, ev tozu buna sebep oluyordur muhtemelen. Özelilikle kuş ve kedi gibi tüylü hayvanları evde beslemek buna sebep olabilmekte. Alerjik rinitin bizde sebep olabileceği şikayetler ise şöyledir; burunda akıntı ve tıkanma, hapşırma, boğazda ve genizde kaşıntı, koku ve tat almada güçlük. Bu durumları yaşadığımızda alerjik rinite yakalanmış olma ihtimali hemen akla gelmelidir.

Alerjik Konjonktivit: Bir grup hastalığı tanımlar aslında. En sık görülen tipleri ise mevsimsel ve sürekli olan tiplerdir. Mevsimsel olan tip çocukluktan itibaren görülmeye başlar. Mevsimsel tipin görülmesine havadaki alerjen maddeler sebep olurken; sürekli olan tipe mantarlar, ev tozu ve hayvan tüyleri sebep olur. Alerjik konjonktivitte; gözlerde kaşıntı, batma, sulanma, çapaklanma oluşur, gözlerde yanma, kızarıklık, ışığa karşı hassasiyet görülür ve görme bozukluğu oluşabilir. Göz kapaklarında şişlik oluşabilir. Güneşe dikkat edilmeli ve mutlaka kaliteli güneş gözlükleriyle dışarı çıkılmalı. Göz hijyenine dikkat edilmeli.

Alerjik Astım: Astımın oluşumunda bir çok faktör yer alır ve bunlarda biri de alerjen maddelerin solunmasıdır. Bu alerjenler solunum yollarında sürekli bir iltihaba sebep olarak solunum yollarının daralmasına neden olur ve böylece astıma sebep olur. Bu alerjenler kedi ve köpek tüyleri, ev tozları, ev akarları olarak sayılabilir. Bir kişide; nefes sıkışması, öksürük, göğüs ağrısı, solurken hışıltı oluşması, uykudan kaldıran öksürük olması alerjik astımın olduğunu düşündürür. Alerjik astımın görülmemesi için tetikleyici faktörlerden uzak durmak gerekir. Yatak örtüleri haftada bir defa yıkanmalı, yastık ve yorganların özel kılıfları olmalı. Evin havalandırılması arttırılmalı. Ev ve temizlik işlerinde maske kullanılmalı. Haftalık ev temizliği yapılmalı. Kedi ve köpek alerjisi varsa evde bulundurulmamalı. Polen alerjisi bulunanlar özellikle ilkbaharda mümkün mertebe ev dışına çıkmaktan uzak durmalı, dışarıda gözlük kullanmalı ve günlük duş almalı, evde bitki yetiştirmemeli. Sigaradan uzak durmalı.

Ürtiker: Halk arasında kurdeşen olarak bilinir. Ürtiker 24 saat içinde; kaşınır, kızarır, kabarır, kaybolur. Aniden başlayan ateşle birlikte kaşıntı tipiktir. Eğer ürtiker 1.5 aydan daha kısa sürede geçiyorsa  akut, 1.5 aydan daha uzun sürüyorsa kronik ürtiker adını alır. Akut ürtikere genel olarak; deniz ürünleri, süt, yumurta, böcek sokmaları, çilek, domates, enfeksiyonlar ve ilaçlar sebep olur. Kronik ürtikere ise; alerji yapan maddenin çok uzun süre alınması, hava sıcaklığı değişiklikleri, fiziksel etkenler ve cilt hastalıkları sebep olur. Ürtikere neden olan maddenin veya durumun kişi tarafından fark edilmesi önemlidir. Eğer fark edilirse kişi bu maddeden veya durumdan uzak durarak ürtiker açısından önlem almış olur.

Kişisel Muayene

Görüldüğü gibi alerjen maddeler çok çeşitli olup sayısı binlere varan bir listeyi oluştururlar. Bu durumda bizde alerjiye sebep olan bir maddeyi nasıl anlayabiliriz? Öncelikle, bu alerjinin aniden mi çıktığı yoksa mevsimsel olarak mı görüldüğüne bakmalıyız. Örneğin, her bahar mevsiminde görülüyorsa burada daha çok polen alerjisinden bahsedebiliriz. Ancak ilk defa alerji oluşuyorsa bu defa son günlerimizi sorgularız. Örneğin, fark ettik ki ilk defa alerjimiz oluşmuş. Bu durumda son bir – iki gün yediklerimizi ve içtiklerimizi düşünmeli, bunları teker teker yiyerek veya içerek alerjiye sebep olan besin maddesi yönünden kendimizi test edebiliriz. Bir önceki gün yumurta, soya fasulyesi, fındık ve süt tüketen kişi bunları tek tek deneyerek hangisinin alerji yaptığını anlayabilir. Bu örnekleri çoğaltarak nasıl bir yol izleyebileceğimizi öğrenebiliriz. Örneğin, bir kedi sahibi olmak istedik ve bir tane aldık. Ancak kaşınma, hapşırma tarzında şikayetlerimiz oluşmaya başladı. Bu durumda kediyi almakla alerjinin çıkış zamanı paralel olduğu için buna bağlamak elbette doğru olur.

Bir bebeğimiz var ve ona A marka bebek bezi kullanıyoruz. Aylarca kullandık hiç bir sorun yaşamadık. Bir gün B markası bir bebek bezi kullandık ve bebeğimizin cildinde kızarıklıklar oluşmaya başladı. Yeni kullandığımız bebek bezi bebeğimize alerjen olarak etki etmekte demektir ve tekrar A markasına dönmemiz gerekir. Normalde alerji yapmayan yumurta özellikle yaz aylarında alerjiye neden olabilmekte. Yağ oranı yüksek bir besin olan fındık da bazı kişilerde değişik etkilere neden olabilmekte. Bu bilgiler ışığında bilmemiz gereken şu olmalı; bizde alerji yapan maddeyi en iyi biz bulabiliriz. Son günlerde yediğimiz – içtiğimiz maddeleri, temas ettiğimiz maddeleri ve hayatımızda meydana gelen değişiklikleri düşünerek bunu en iyi bulabilecek olan biziz.

Alerji Testleri

İnsan vücuduna alerjen özellik gösteren yaklaşık 30.000 maddeden söz edilmektedir. Bütün maddeler için test olması elbette mümkün değil. Bütün bu maddeler için test olsa bile hastalara her madde için ayrı ayrı olmak üzere toplamda 30.000 test yapılması yine mümkün değildir. Bu bakımdan sadece alerjen özelliğini en çok gösteren maddeler için test yapılmaktadır. Bunlara örnek olarak; çeşitli gıdalar, süt, arı venomları, penisilin, kan testleri, yumurta, fıstık ve balık sayılabilir. Bu maddelerin testleri yapılabilir ancak bundan da önemlisi kişinin kendi muayenesidir (Kişisel Muayene bölümü).

Tedavi

Öncelikli olarak hastalığın farkında olmak önemlidir. ”Alerjik Durumları Nasıl Anlayabiliriz” bölümü dikkatle okunmalı ve o bölümde yazan şikayetler olursa doktora başvurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki alerji de en önemli kişi biziz. Alerji şikayetlerini fark ettiğimiz andan itibaren ilk yapmamız gereken son bir kaç günde yediğimiz ve içtiğimiz besinleri gözden geçirmek, temas halinde bulunduğumuz maddeleri ve ortamları düşünerek bütün bu bilgileri doktorumuza anlatmaktır. Görüldüğü gibi alerji yapan maddeler yani alerjenler diğer insanlar için normal maddeler olup sadece bazı insanlarda hastalık yapmaktadır. Bu bakımdan unutmamalıyız bu maddeler bizlere normal etki göstermediğinden tedavi olsak bile bu maddelerden ömür boyu uzak durmamız gerekir. Doktorumuzun da ayrıca vereceği önerileri dikkate alarak ve alerjinin hangi tipi bizde görülüyorsa ona göre koruma yöntemlerini uygulayarak daha konforlu bir hayat sürebiliriz.

Hangi Şikâyetler Olursa Doktora Başvurulmalı

Genel olarak; ciltte ve gözlerde kaşıntı, kızarıklık, yanma, ciltte kabarıklık, boğazda şişme, nefes almada zorluk, öksürük, görme bozukluğu, göğüs ağrısı, hışıltılı solunum gibi durumlar alerjiyle ilgilidir. Bu durumlar bir çok başka hastalıkta da görülebilen özellikler olduğundan alerjenlerle temas halinde olduktan sonra bu şikayetleri taşıyanlarda alerjiden söz edilebilir. Özetle söyleyecek olursak; herhangi bir alerjenle temas edip ardından bu şikayetleri yaşayan kişi alerji bakımından doktoruna başvurmalı.

Uzak Durulması Gerekenler

”Kişi kendinin doktorudur.” deyişi alerji için çok doğru bir tespittir. Alerjen maddeler olarak saydığımız özellikler eğer bizde şikayete sebep oluyorsa bunlardan uzak durmak gerekir. Bu uzak durmak kesinlikle kısa bir süreliğine olmayıp gerektiğinde yıllarca sürmelidir. Örneğin, deniz ürünlerine alerjisi olan bir kişinin tedavi olduktan sonra tekrar bu ürünleri tüketmesi kendisinde yine hastalığa neden olacaktır. Çünkü bu kişinin vücudu deniz ürünlerini alerjen olarak gördüğünden tedavi olsa bile mutlaka bunlardan uzak durmalıdır.

Son Söz

Alerjiyle ilgili olarak en önemli sayabileceğim bir kaç ifadeyi akılda tutmakta yarar var. Alerji bizim vücudumuzun diğer insanlardan farklı tepkiler vermesidir. Bu bakımdan bu maddelerden gerektiğinde ömür boyu uzak durmak gerekir. Onbinlerce madde için alerji testi yapılamayacağından alerjiyi araştırmada en önemli özellik doktora bizim vereceğimiz bilgilerdir. Herkese sağlıklı bir hayat diliyorum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir